30 Ocak 2012 Pazartesi

Yeni poster çocukları




Ünlü bir gazetecinin evinde bir akşam yemeği...

Davet sahibi umutsuzca arkadaş edinme çabalarını pahalı akşam yemekleriyle süsleyip, tüm günü mutfakta geçirmiş. Menü en az konuklar kadar iddialı. Ispanak sote üzerine fener balığı, bulgur risotto ve uyduruk bir salatalık salatası.

Konuklar teker teker geliyor. Davet sahibi tarafından birbirlerine tanıştırılıyor. Konuklardan ikisi pek heyecanlı. Mehmet ve Caner adlı bu çift yemek sırasında uzun uzun yeni çekecekleri filmi anlatıyor. Anlatan daha çok Caner (Gözlüklü lubun)... Mehmet biraz hoş bir insan, daha asil, daha sessiz (Biraz tutar).

Caner filmlerinin ilk başta başka bir konusu olacağını ama Ahmet Yıldız cinayetinden sonra konuyu değiştirmeye karar verdiklerini anlatıyor. İşin içine bir zenne, bir Kanadalı fotoğrafçı, bir adet askerlik raporu, iki yumurta, dört litre süt, bir anne kompleksi, üç doz feminenlik ve bir adet cinayet katacaklarından bahsediyor.

Masadaki konuklar sessiz. "Peki bu anlattığınız şeyin Ahmet Yıldız cinayetiyle ne alakası var?" diyor içlerinden biri.
Caner hemen telaşlanıyor "Yooo, yoo" diyor. "Biz Ahmet Yıldız filmi yapmıyoruz. Sadece ondan esinleniyoruz. Mesela Ahmet'in annesini adı başka biz filmde bunu değiştirdik". Sonra da heyecanla anlatmaya devam ediyor "Çok gişe yapacağımızı sanmıyorum. Ama ödül alacağımıza eminim"

Dediklerini yapıyorlar da. 'Ahmet Yıldız filmi olmayan', Ahmet Yıldız filmi Zenne Altın Portakal alıyor. Tüm bu Milk dalgasını arkasına alarak gişede de başarılı oluyor. Bizde Mehmet Binay ve Caner Alper adlı yeni poster çocuklarımızla tanışmış oluyoruz.

Ben bu filmle ilgili şunu merak ediyorum sadece. Hayatında feminenlik, askerlik meselesi gibi kavramlar olmayan ve Türkiye'nin en sarsıcı cinayetlerinden biri olarak tarihe kazınan Ahmet Yıldız'ın hatırasını uyduruk bir film için heba etmeye bu iki tipin ne hakkı var? Kimdir bu Mehmet'le Caner? Mehmet Binay az çok bu işlerin içinde televizyoncu, belgeselci... ya Caner Alper. Hayatımıza Yıldırım Mayruk'un Barbaros'u gibi girmiş bir karakter.

Ahmet Yıldız filmi yapmıyorlar ama filmin tüm kampanyasını Ahmet Yıldız üzerinden götürüyorlar. Tüm röportajlarında konu buraya geldiğinde ballandıra ballandıra ilişkilerini anlatıyorlar; Ahmetle nasıl arkadaş olduklarını, aralarının nasıl olduğunu, Ahmet'in onların Adonis'i olduğunu vurgulamaktan çekinmiyorlar ama iş filmlerine gelince bu bir Ahmet Yıldız filmi olmuyor.

Ne oluyor peki?

Kendi başına zaten yeteri kadar çarpıcı bir konuyu kullanmayıp, işin içine bir de zenne, askerlik, Kanadalı fotoğrafçı gibi doya doya eşcinsel oryantalizmi katıp ortaya sermek hangi ahlak, hangi etik anlayışına uyuyor.
Esinlendik dedikleri Ahmet Yıldız'ın annesini, hikayesini bu şekilde yansıtmaya ne hakları var?
O filmi izleyen herkes perdedeki adamın Ahmet Yıldız olduğunu biliyor. Feminenlikle, zennelikle, askerlik raporuyla uzaktan yakından alakası olmayan bir adam Ahmet Yıldız.
Ödül almak uğruna hatırası arkadaşları tarafından paramparça edilmiş bir kurban.

Zenne filmiyle onu ikinci kere bu sefer de biz öldürdük.

Şimdi rahatlıkla katillerin posterini duvarımıza asabiliriz.

4 yorum:

  1. "nasılsa filmimiz dandik olacak, bari ahmet yıldız falan diyelim, toplumsal bir konu işleyelim de, dandik de olsa duyarlılık yaptık ayağına yatalım."

    YanıtlaSil
  2. ah hadi ama madi.
    her ne olursa olsun
    suan gündemimizde mi ahmet?
    evet
    unutlup gitmesine tercih ederim.
    bi basamak gibi düşününülebilir.

    berlin film akademisi filmden etkilenip SADECE ahmet'i anlatan bir film çekeceğini duyurdu bile..

    YanıtlaSil
  3. dahası filmdeki cinayetin tek sorumlusu annesi gibi gösteriliyor. aynı zamanda kadın düşmanı da bir film zenne. babasına acıyoruz, ayy adam zorla yaptı, tüh, lanet karı deyip suçu kadına atıyoruz. bir cinayet işlendi ve baba ortalarda yok. davası oldu geçen gün ve adamı hala "bulamadılar". hem politik olarak acayip hatalarla dolu bir film hem de pr çalışmasından başka bir şey olmayan bir 'proje'. ne yazık ahmet yıldız'ın adı kullanılarak yürütülen bir proje. madiciğim az bile yazmışsın.

    YanıtlaSil
  4. Madi benim hem cadoloz hemde duygusal kızım...

    Okuırken içim titredi. Bu filmi izlemedim izlemeyeceğimde bir ibne olarak. Ahmeti bende tanırdım. Gereksiz bir film. Ahmet adı altına sığınılmış madiler madisi rant yapma çabası dolu ödül alıp fino köpekler gbi sevinme çabasında o iki kişi!! Yazık çok yazık..

    Ahmetin kemikleri sızlıyordur yattığı yerde! Varoşlar. devam et kızım Madi! son gaz arkandayım annem!

    YanıtlaSil