31 Aralık 2010 Cuma

Mutlu yıllar




Bu yıl da birlikteyiz minnoşlar.

Hadi hep beraber geleneksel yeni yıl mesajımızı haykıralım.

20011'le BİRLİKTE ARAMIZA HOŞGELDİNİZ 93'LÜLER

kisses

MADİ CLARA MAN OF THE YEAR



Ne Jullian Assange, ne Tayyip.

Madi Clara bu yılın erkeği olarak BDP başkanı Selahattin Demirtaş'ı gururla takdim eder.

Cem Garipoğlu'ndan sonraki en gizli beğenim. Üstelik yalnız da değilim, yaptığım küçük araştırmalar sonucu farklı renk, etnik görüş, gelir dağılımı, aktif-pasif bir çok gay arasında kendisinin çok sıkı takipçileri var.

Ama tabiiki ondaki vahşi cazieyi ilk ben keşfettim. Bir senedir gözüm üstünde.

Hayatım boyunca asla Meclis Tv'ye bakıp mastürbasyon yapacağımı hayal etmezdim.

Tebrikler Selo.

27 Aralık 2010 Pazartesi

Ugg giyin kukunuz üşümesin

Sen sus dudakların konuşsun

Kenar Doğulu hakkında yazmaktan ben de çok sıkıldım. İnanılmaz hem de. Tamam basitliği ve düşüklüğü sevdiğimi söylemiştim ama bu kadarını beni bile şişiriyor minnoşlar.

Ama ben ne kadar ilgilenmemeye çalışsam da bu Mersin'li manikürcü kızımız bana sürekli malzeme vermekten geri durmuyor. Her lafı ayrı bir bomba. O yüzden dayanamayıp son bir şey daha paylaşmak istiyorum sizlerle.

Geçtiğimiz günlerde yine kendini methettiği ve herkesin onu aşırı kıskandığını söylediği röportajlarının birinde 'Dudaklarınızda estetik var mı?' sorusuna 'Hayır, kesinlikle yok' yanıtını vermiş.











Ben bu estetik meselesinden pek emin olamadım. Ya siz sevgili fettan ve içten pazarlıklı kız kuruları bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Sizce bu dudaklarda estetik var mı?

kisses

17 Aralık 2010 Cuma

Bir aşka ağıt

Geçtiğimiz ay yazdığım ve ortalığı birbirine katan, Türkiye'nin tüm assolistleriyle beraber olan ünlü Rum menajer ve Berivan kod adlı Kürt gay sevgilisi hakkında yazdığım dedikodudan sonra bir çok yerden istihbarat aldım.

Ama bunların arasında en komiği ise Berivan kod adlı Kürt sevgilinin sağda sola bana çok sinirlendiğini ama özellikle de onun etnik kökeniyle ilgili dalga geçmeme bozulduğunu anlatması oldu. Ne kadar yanlış anlamış beni?

Oysaki ben sadece İstanbul'un ne kadar kozmopolit bir şehir olduğunu, tüm kültürlerin nasıl da rahatlıkla birbirlerine karıştığını anlatmak istemiştim.

Neyse ki bu aşk hikayesi sona ermiş artık. Böylece ben de artık bu ilişkiye dahil edilmekten kurtuldum.

Ama öğrendiğim yepyeni bir olay beni tekrar bu aşka yönlendirdi.

Meğerse ünlü Rum menajer, Berivan kod adlı gay'le birlikte olmaya başlamadan önce Haberturk gazetesinin papyonlu yazarı Oben Budak'la işi pişiriyormuş. Ve tam da bir ilişkiye başlamak üzerelerken, her konuda süper yeteneksiz olan Oben Budak tabii ki bu işi de beceremiş ve menajeri Berivan kopd adlı gay'e kaptırmış.

Zavallı Oben'in o yenilgiye uğramış halini gözümün önüne getirdiğimde gerçekten bu dedikoduyu yazmadan durmadım minnoşlar.

*Artık çılgınca şişmanlamaya ve kelleşmeye başlamışken bir an ünlü bir sevgili buluyorsun. *Üstelik jigolo da değil.
*Kendini onunla bir ilişkiye başlayacağına inandırıyorsun.
*Gidip yepyeni gecelikler, saten pijama takımları, yeni yüz kremleri alıyorsun.
*Caciki, kalamari pişirmeyi öğreniyorsun.
*Dolabında bir şişe uzo soğutulmuş bekliyor.
*Sirtaki kursuna gidiyorsun.
*Tüm zavallı kız arkadaşlarını arıyorsun ve onlara saatlerce yeni aşkını anlatıyorsun.

SONRA DA BİRİ GELİP ONU SENİN ELİNDEN ALIYOR.

Ve seni de yalnız, mutsuz ve sadece uyuz bir kediyle paylaşabildiğin Mecidyeköy'deki evine geri yolluyor.

Öpüyorum minnoşlar....

LaChapelle'in aşk tatili





Sizler battaniyeleriniz dizlerinizde, evlerinizde oturup kaderinize ağlarken en hip açılışlarda fink atmaktan geri kalmadım minnoşlar.

Bunların arasında ne sıkısı ise ünlü fotoğrafçı David LaChapelle'in İstanbul'daki sergi açılışı oldu. Ama elbette sizlerin içini sıkıcı life style yazarlar gibi 'Açılışta şu da vardı, bu da vardı' Ya da 'Resimler harikaydı' diye şişirmeyeceğim.

Çoğu life style yazarın gittiği en eğlenceli etkinlik Sezen Aksu konseri, en sevdikleri resim de kendi vesikalık fotoğrafları olduğu için böyle heyecanlı şeyleri anlatmayı pek beceremiyorlar.

Ama korkmayın minnoşlar Madi Clara'da ise LaChapelle'in Türkiye seyahatinin en mahrem anları var.

Şöyle ki David LaChapelle, Paul Kasmin Galeri'deki açılışta sıkıntıdan patlarken sevgili arkadaşı Amanda Lepore ise kokteylin başka bir köşesinde arkadaş edinmekle meşgulmüş. Ve David'in çok seveceğini düşündüğü genç bir gay'le tanışmış


Ve David beğenmişte. Ve aşırı şampanya tükettikten sonra geceyi W otelin kral dairesinde birlikte geçirmişler. Genç gay ertesi gün uyandığında geceye dair çok az şey hatrlıyormuş ve koşa koşa evine gitmiş. Ama geceden pek memnun ayrılan David LaChapelle akşam üzeri çocuğu tekrar arayıp gece kalabalık bir arkadaş grubuyla berabere yemeğe gitmeyi teklif etmiş.

Ve tüm sıkıcı life style yazarların da içinde olduğu bir grup David Lachapelle'i Arhan Kayar'ın evindeki partiye beklerken, onlar altı kişilik bir ekiple Nahide'de çoktan eğlenceye başlamışlar.


Nahide'deki gecede kovalarca içki içilmiş. İlerleyen saatlerde Amanda Lepore çırılçıplak soyunmuş, herkes biribiryle öpüşmeye başlamış vs derken bu sefer David, Nahide'nin yeni garsonlarından (muhtemelen de İzzet Çapa'nın sincap adaylarından) biriyle tanışmış. Ve eğer bu trajik hatayı yapmasaydı yeni 'it boy' adaylarım arasında hızla yükselecek olan genç gay de bu talihsiz tanışmayı engelleyememiş.

Peki sonra mı ne olmuş?

David Lachapelle ve Nahide'nin yakışıklı garsonu 1 haftadır İspanya'da tatildeler.

unas buenas vacaciones David

Kadın french bed'de güzeldir

İstanbul, kültür sanat başkenti olmaya devam ederken Anadolu'muzun güzide şehirleri de kendi kültürel organizasyonlarını düzenlemekten geri kalmıyor.
Mesela kayısı kokan büyük penisli erkeklerin şehri Malatya.

Bu güzel olduğuna dair hiç bir şüphemizin olmadığı ilimizde geçtiğimiz aylarda bir film festivali düzenlendi. Festivalin jüri üyeleri olarak da hepsi birbirinden değerli ve saygıdeğer isimler görev aldı. Nilüfer Açıkalın gibi gayet saygın ve star isimlerin yanı sıra bir adet jüri koltuğu da Posta Gazetesi yazarı Kadın Çınar'a verildi.

Taşıdığı ağır çantaları evde bırakan Kadın Çınar, aldığı bu görevin baş döndüren stresiyle Malatya'ya gitmeden önce festival yönetiminden bir dizi istekler de bulunmuş.

Bu isteklerinden ilki ise 'asistanıyla' aynı odada kalmakmış.

Fakat istekleri bununla da bitmeyen Kadın Çınar Malatya'ya vardığında, asistanıyla paylaşacağı odasına bir de french bed talebinde bulunmuş.

Kadın Çınar'ın engin sinema bilgisinden faydalanmak için hiç bir masraftan kaçınmayan Malatya Film Festivali ise biraz şaşırarak da olsa bunu da yerine getirmiş.

Ve tüm festival boyunca Kadın Çınar, Malatya'da 'asistanıyla' hem aynı odayı hem de french bed'i paylaşmışlar.

Türk kültür sanat hayatındaki gelişmeler gerçekten beni çok heyecanlandırıyor.