30 Kasım 2010 Salı

25 Kasım 2010 Perşembe

Türkiye'nin Madonna'sı

Bu yıl çantaları kadına taşıtmak moda



Genelde ünsüz insanlarla ilgili vaktinizi almaktan pek hoşlanmıyorum ama moda ve trendler konusunda da yazmadan duramayacağım. Gördüğünüz üzere Ahmet Hakan ve 'kolisi' alışverişten dönerken çantalarını bir kadına taşıtıyor.

Eğer siz de çantacınızı değiştirmek istiyorsanız, yılın modasına uyun ve bir kadın çantacı alın.

En kapsamlı kadın çantacı seçenekleri için cumartesi günü Posta Gazetesi'ni takip etmeniz yeterli.

Lezbiyenler artık gururla poz veriyor



Ne güzel bir görüntü. Ne şahane bir kare. Yoğun gündemime rağmen bu kareyi yorumlamadan geçemeyeceğim.

Her şeyden şikaye edersiniz. Her şeyden nefret edersiniz. Ama güzel ülkemizde harika olumlu şeyler de oluyor.

Bakın artık ne güzel lezbiyen çiftler sokaklarda korkmadan, baskıya uğramadan elele yürüyüp, poz veriyor.

Genç lezbiyen çift ne kadar yakışmış birbirine değil mi? Tencereyle kapak gibi olmuşlar. Ya da kapakla kapak. Çanak çanağa da diyebilirz.

Hayatı boyunca hiç bir şey olamayan (Cansu Dere olamayan, Ece Sükan olamayan, güzel olamayan, ünlü olamayan, moda editörü olmayan, oyuncu olamayan...) Ahu Yağtu ve 'hiç tanımadığı iki kişi' tarafından gasp edilmiş Serkan Altunorak... Harika bir ikililer.

Ve böylece Ahu Yağtu hayatında ilk kez bir şey oldu ve iki gün üst üste gazetelerde yer alabildi.

Serkan Altunorak ise 'tanımadığı iki kişi tarafından gasp edilen mağdure' rolünde pek başarılı değildi ama 32 yaşında erkeksi lezbiyen rolünde iyi görünüyor.

Görüyorsunuz değil mi? Dolaptan çıkmak bazılarına çok yarıyor.

Öpüyoruuuuum...

21 Kasım 2010 Pazar

12 Kasım 2010 Cuma

Madi Clara gündemi belirliyor

Madi Clara'nın bir haberi daha gazeteler düştü. Aylar öncesinde yazdığım, Kayıp Bebek Hadisesi dedikodusu, bugün şarkıcı Hadise'nin ağzından her yerdeydi.

Bu da dedikodularımın yalan olduğunu ve saldırmak için yazdığımı düşünenlere yeterli olur herhalde. Ben sayamadım bu kaçıncı haberim, önce burada çıkıp aylar sonra gazetelere düşen.

Beni takip etmeye devam edin minnoşlar. Dedikoduların en renkli detayları, şehri saran tüm fısıldaşmalar, öpücükler... Herşey önce Madi Clara'da

8 Kasım 2010 Pazartesi

Yeğen Morgül

Yılmaz Morgül'ün deli olduğunu bilirdik de bu kadar aklını kaçırmış olacağını tahmin etmezdik. Twitter'da kendisinin yazdığı tweet'ler şaşkınlık rekoru kırıyor. Gerçek olamayacak kadar tuhaf bir insan.

Yılmaz Morgül'ün son vukatı ise Seda Sayan- Sinan Engin çiftinin bence koca bir damızlık boğa olduğunu düşündüğüm oğulları Oğulcan Engin'i blocklaması oldu. Durup duruken. Hiç bir sebep yokken kızıl gonca Oğulcan bloğu yedi ve sonrasında da ise bu işin sebebini araştırmaya başladı.

Oğulcan'ın sorularına cevap olalım mı minnoşlar? Yılmaz Morgül onu neden blockladı açıklayalım mı?

İşin doğrusu şu ki Oğulcan'ı blocklayan Yılmaz Morgül değilmiş. Yeğeniymiş. Yani yeğen Morgül.

Yeğen Morgül'de bir futbolcuymuş ve nedense Kasımpaşaspor'da oynayan Oğulcan Engin'i çok kıskanıyormuş. Bu yüzden de bir gün gizlice artık halası mıdır, teyzesi midir amcası mıdır nedir bilemediğimiz Yılmaz Morgül'ün twitter'ına girip tatlı Oğulcan'ı blocklamış. (Ben bu futbolcu yeğen hikayesine pek inanmadım ama hadi neyse)

Şimdi iş Yılmaz Morgül'de. Büyüklük ona düşer. Göstersin hanımefendiliğini ve kırsın Oğulcan'ın zincirlerini.

Resimdeki gender trouble'ı bulun

Mutfakta biri mi var?




Türkiye'deki her mahallede dolma sarmayı bilen bir gay olduğunu öğrendiğimiz Yemekteyiz yarışması arada bir değişiklik yapmak için ünlüleri yarışmacı olarak alıyor.

Yemekteyiz'in bu sefer ki 'ünlüleri' ise taponlukla-delilik çizgisi arasında bir uçtan bir uca savrulan tuhaf karakterlerden ibaret: Aklı evde olmayan bir küçücük fıçıcık modacı Nur Yerlitaş, Barbaros Şansal Mayruk, ünlü yazar ve zeka küpü Ece Vahapoğlu, üçüz annesi olduktan sonra Bolu Tüneli'nin modeli kendisinden esinlenilerek hazırlanan Neşe Erberk ve aslan damat Cenk Eren.

Show Tv normalde bu kadroyu bir araya getirdiğinde eğlenceli olacağından emindi ama elbette bu kadar kadını bir araya getirmenin sonucunun neeye varacağını asla tahmin etmemişlerdir.

Şöyle ki seyir zevkinizi kaçırmak gibi olmasın ama ünlülerin yarıştığı bu Yemekteyiz yarışmasının birincisi Cenk Eren olmuş minnoşlar. Ve tabii ki buna kendisinden başka kimse sevinmemiş.

Eren'in birinciliği üzerine diğer yarışmacılar şike iddiasıyla ortalığı ayağa kaldırmışlar.

Barbaros Şansal Mayruk yeni kimliğiyle artık politik ve aktivist bir kulvarda olduğu için Show Tv'ye ihtarname göndereceğini ve mahkemeye vereceğini söylemiş.
Nur Yerlitaş artık Xanax'lardan yamulduğu için sinir krizi geçirmiş ve o da itiraz etmiş.
Ece Vahapoğlu muhtemelen ne olduğunu anlamadan saçlarını fönlerken, Neşe Erberk de mukaddes bir Türk annesi olarak üçüzlerini emzirmiş.

Peki Cenk Eren'in bu birinciliği niçin bu kadar kıyamet koparmış? Ve Cenk'in iddalı mutfağında ki bu sır ne? Tabii ki gerçekler Madi Clara'da.

Cenk Eren aslında ilk önce Adana yöresinden bir takım yiyecekler hazırlamak istiyormuş. Ama malesef Adana kültürünü incelemesi kısa sürdüğü için konuya fazla hakim olmadığını düşünmüş ve en iyi bildiği kulvarda yarışmaya karar vermiş. Ve kendisine bu iş için bir yardımcı tutmuş.

Bunun için de içinde oto tamircisinden, vokaliste; nalbur'dan pedikürcüye kadar bir dolu özel arkadaşının olduğu ajandasından en uygun kişiyi seçmiş. Eskiden bir barda tanıştığı genç bir arkadaşı.

Niye mi özellikle o çocuk?

Çünkü eskiden garson olan bu genç arkadaş şimdi İstanbul Cullinary Institute'ta aşçılık eğitimi alıyor. Ve Cenk Eren, Yemekteyiz programında yarıştığı tüm yemekleri eski özel arkadaşının yardımlarıyla hazırlamış.

E ne demişler minnoşlar: Hamarat kadının hali bir başka.

Afiyet olsun kızlaaaaarrrr....