29 Eylül 2010 Çarşamba

Son kez Hakaan

Biliyorum ben de en az sizin kadar sıkıldım bu konudan. Ama bu fitili ateşleyen biri olarak son kez bir şeyler söylemek zorunda hissettim kendimi.

Hakaan'ın Paris Moda Haftası'ndan çıkarıldığını yazdığım post'um elbette çok okundu, elbette kimse birbirine okuduğunu söyleyemedi ama kafalarda ışığı yaktı ve açıklama isteği uyandırdı. Hakaan'da açıklama yapmak için ezeli düşmanım Konyalı Kadın'ı seçti.

Konyalı Kadın'ın bugünkü yazısında Hakaan'ın, Paris Moda Haftası ana takviminde yer alan defileyi 'kendi isteğiyle' off bölüme aldırdığı iddia ediliyor:

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/yazarlar/15891214.asp?yazarid=149&gid=225


Hı, hı evet canım. Koskoca Paris Moda Haftası ekibinin işi gücü yok, hayatında ilk kez Paris'te çıkacak olan, başarısı şaibeli, topuzunun kılları kadayıf olmuş bir meczubun kaprisini çekecek.

Üstelik kendi kendini yalanlamak da böyle bir şey. Sevgili Hakaan'ın tüm hayatı boyunca eline geçen en büyük fırsat bu. Paris Moda Haftası ana programında gösterileceksin. Fakat sen kendi isteğinle bundan vazgeçip, off bölümde yer almayı kabul ediyorsun. Bu kadar saçma bir şey olabilir mi?

O zaman artık Hakaan konusunu yazmaktan sıkıldığımdan kendime saklamaya karar verdiği bir dedikoduyu söyleyeyim bari. Hakaan'ın şovu neden mi ana programdan çıkarılmış? Londra'dan gelen dedikodulara göre kıyafetlerin büyük bir bölümü başka koleksiyonlardan 'aşırı esinlenmiş' bulunmuş, diğer bölümü de gösterilemeyecek kadar kötüymüş.

Sevgili Konyalı Kadın için de bir şey söylemek istemiyorum artık. Ona sadece küçük bir şarkı armağan etmek istiyorum. Paris'ten dönerken Metin Gürsoy'un hediyesi Ipod'undan başa sarıp tekrar tekrar dinlesin. Umarım ne demek istediğimi anlar.

http://fizy.com/#s/1h0gy7

Öpüyorum minnoşlar...

23 Eylül 2010 Perşembe

Flaş! Flaş! Flaş! Hakaan, Paris Moda Haftası programından çıkarıldı

Nasıl Osman Sınav'ı sinsi bir yılan gibi takip ediyorsam diğer kurbanlarımı da başı boş bırakmıyorum ve onlar için tırnaklarımı çıkamrış tetikte bekliyorum. Tıpkı ünlü bir modacı olmak için Londra'ya kaçan Hakaan gibi.

Başından beri Paris Fashion Week'in programını takip ediyorum minnoşlar. İlk anonslarda topuzunun kılları kadayıf olmuş 'genç' modacımız Hakaan'ın ilk şovu Paris Moda Haftası'nın açılışında yer alacaktı. Sonra şov birden programdan çıkarıldı. Hemen bir yazı yazdım hakkında ama sonradan 'Beklemek gerek belki de günü değişmiştir sadece' diye post'u sildim.

Ve Rizeli yakışıklı şoförlerin sırtna geçirdiğim kırmızı tırnaklarımı törpüleye törpüleye beklemeye başladım. Bekledim.. Bekledim...

Ve bugün Paris Fashion Week'in son ve değiştirilmeyecek programı açıklandı. Ve ta daaa... Hakaan, moda haftasının programında yok.

Yani Hakaan'ın Andam ödülünü ve torpil söylentilerini gündeme getiren 600 gazeteciye yazılmış mektup başarıya ulaştı. Ve Hakaan'ın Paris hayalleri suya düştü.

Boşver üzülme Hakan'cığım (Artık ikinci a'yı kullanmaya gerek yok). İstanbul'a dönüş biletini şimdiden ayırt ki fazla pahalı olmasın. Tekrar eskisi gibi Petek Dinçöz'ün etek ucunu kısaltacağın günler yeniden başlıyor.

Öpücükler....

Not: İşte Paris Fashion Week'in resmi sitesi. Hakaan'a ayrıldığı belirtilen 29 Eylül saat 19.00 ise boş bırakılmış

http://www.modeaparis.com/va/collections/2011eppap/index.html

Medya balonu

21 Eylül 2010 Salı

Rezalete hazır mısın Osman Sınav?




Osman Sınav atv'de yayınlanan son saçma dizisindeki eşcinsel sahneler için yaptığı 'eşcinsellerin ahlaksızlığını göstermek için yapmak zorundaydım' açıklamasıyla gündeme bomba gibi oturdu.

Eminim elinden gelseydi başka bir bombanın üstüne oturmayı tercih ederdi ama ne yapalım? Bahtına bu çıktı.

Vallahi benim anlamadığım nokta eşcinsel ahlaksızlığını göstermek için neden bu diziyi seçti? Neden böyle bir sahne koydu? Bildiğim en ahlaksız eşcinsel benim hiç de öyle dizideki gibi beyaz havlular ve yanımda bir mantiyle uyandığım sabah pek olmadı. Eşcinsel ahlaksızlığı bu kadar steril değildir bildiğim kadarıyla.

Bir de neden durup duruken bu ahlaksızlık safsatası çıktı ortaya. Esas büyük ahlaksızlık hiç kimsenin izlemeyeceği boktan dizinin reklamını eşcinseller üzerinden yapıp da sonradan böyle bir açıklama yapmak değil mi?

Üstelik Osman Sınav, bazı geceler Barbahçe'de göt atarken hiç de ahlaksızlık falan umrundaymış gibi görünmüyordu.

Seni gidi Çakma Aliye Kavaf seni. Seni gidi küçük pipili cüce seni.

Ben cücelerden korkarım minnoşlar. Hele ki bunun gibi hadsiz hudutsuz ne idüğü belirsiz, gizli cücelerden daha da çok korkarım.

Eğer bu bir sınavsa Osman Sınav çok fena sınıfta kaldı haberi olsun.

Ama artık işler değişti. Eğer ahlaksızlık ve rezillik görmek istiyorsa hazır olsun. Çünkü kendisine hiç istemeyeceği çok kötü bir düşman edindi. Bundan sonra sinsi bir yılan gibi köşemde bekliyor olacağım. Ve yakaladığım en ufak açığında ahlaksızlık neymiş göstermek için hiç bir fırsatı kaçırmayacağım.

Ve işte o gün geldiğinde onu, fantezilerini süsleyen erkeklere takım elbisler giydirip, mafya pozlarıyla donattığı eski dizisi Kurtlar Vadisi ekibi bile kurtaramayacak. O gün geldiğinde gizli 31'ini kendi rezilliklerine bakıp çekecek.

19 Eylül 2010 Pazar

Spiral Hande

Geçenlerde söz yazarından çocuk aldıran bir popçumuzla ilgili bir dedikodu vermiştim sizlere. Aldığım tepkilere göre büyük çoğunluğunuz bu kişinin eski düşmanım Hande Yener olduğunu düşünüyormuşsunuz.

Bilemem. Tamamen tahmin hakkını size bırakıyorum.

Üstelik Hande Yener'e çok yakın kaynaklardan edindiğim bilgilere göre Yener'in böyle bir çocuk yapması pek mümkün değilmiş. Çünkü kendisi uzun süre önce spiral taktırmış.

Tabii spermler spirali dolaşıp mı ulaştı onu bilemem. Malesef kadın ergonomisine o kadar hakim değilim.

15 Eylül 2010 Çarşamba

Kayıp bebek hadisesi

Kötülükler kraliçesi Madi Clara'yı özlüyorsunuz biliyorum. Şehrin yeraltı su şebekesine zehirli tohumlarımı yavaş yavaş salmaya devam ediyorum, sakın korkunuz olmasın. Mesela size şimdi anlatacağım dedikoduyu emin olun başka hiçbir yerden duyamayacaksınız:

Kariyerine tezgahtarlıkla başlayıp sonra çakma tekno kraliçesi olarak devam eden bri popçumuzla ilgili bu son derece ilginç haber. Bu popçumuzun yeni dönemin en popüler bir söz yazarıyla bir aşk hadisesi yaşadığı konuşuluyor her yerde.

Madi Clara'da bu tür sıkıcı dedikoulara yer vermez. Burada birinin gay olduğu değil, yatakta aktif ya da pasif olmadığına kadar en mahrem sırlarını merak edip onu öğrenmeye çalışırız.
O yüzden bu ex tezgahtar popçunun, gelişmemiş bir ergen kılıklı söz yazarıyla bir aşk yaşayıp yaşamadığını tartışmayacağız. Ama merak edenlere şunu söyleyebilirm ahh o stüdyonun duvarlarının dili olsa da konuşsa.

Ve esas büyük bomba bu popçu, yeni gözdesi söz yazarından geçtiğimiz günlerde gizlice bir çocuk aldırmış. 40 yaşında anne olmak istemedi herhalde.

Bu dedikoduyu nereden mi duydum? Bir şarkıcının eskiden garson şimdi oyuncu olan eski sevgilisi, başka bir şarkıcıya anlatmış. Tabii sır olması kaydıyla. Ama bu kayıp bebek hadisesi her yerde konuşuluyor. Madi Clara'nın da kulağına gelmesi de fazla zaman almadı. Bilirsiniz ben prensip sahibi kadınımdır o yüzden bu dedikodu bana sır olarak verildiği için isimleri yazmıyorum

Ama esas merak ettiğim bakalım bu söz yazarının şu an ki resmi sevgilisi bu bebek hadisesini öğrendiği zaman neler olacak?

Koyu bir katolik olun ve bebeklerinize sahip olun minnoşlar. Madi Clara kürtajada karşı.

Öpüyorum

9 Eylül 2010 Perşembe

Tarkan'a götten verenler




Tarkan'a götten verir misin anketi sonuçlandı. Ve 159 kişi vermem derken 67 kişi de veririm dedi.

Demek aramızda bu bloğu okuyan ve oylamaya katılan 67 gerçek kadın var. Çünkü benim bildiğim hiçbir gay Oben Budak çaresizliğinde değilse eğer gidip Tarkan'a götten vermez.

Bu aptallık malesef kadınlara mahsus. Gidip Harbiye Açıkhava'da en önde göbek atan Ayşe Ö. zekasına sahip kadınlar, birbirlerine "Yaaaaa, Yassemin yaaaaaaa. Nasıl veririm ben buna götten. Nasıl yaaaaa. Nasıl yaaaa" diye bağırarak iç geçiriyorlar. Haksız mıyım? Onları çok iyi anlıyorum ama çünkü bende Davut Güloğlu konserinde aynı şeyi düşünüyorum.

Ama Tarkancığım minnoşum. Yok sana götten.

Ramazan Bayram'ını niçin seviyorum?

Dini olaylarla ilgimin Jesus'u seksi bulma seviyesinde olduğunu biliyorsunuz. Bir de bir kaç radikal islamcıyı beğeniyorum ama onların konumuzla alaksı yok.

Ama Ramazan Bayram'ını severim.

Çünkü bu bayram bir ay boyunca ailelerine hoş görünmek için oruç tutan ve 31'i dahil iftardan sonra çeken yakışıklı erkeklerin iplerinden kurtulup, kendilerini sokağa attıkları ilk gün. Tıpkı sevgiliyle yapılan ihtiraslı ve şiddetli bir kavganın ardından yapılan seks gibi. Özlem dolu, meme ürpertici...

O yüzden bu bayram evde oturmayın.
Hadi çıkın sokaklara. Her yerde azgın, penisleri erekete gezmekten ağrıyan, fermuarına dokunduğunuz anda boşalacak ve sizi dişlemek için sabırsızlanan erkeklerle dolu ortalık.

Öpüyorum minnoşlar

7 Eylül 2010 Salı

1 Eylül 2010 Çarşamba

Hakaan'ı kim ispiyonladı?




Geçenlerde The Independent'ta da yurt dışında yeni gurur kaynağımız Hakaan'la ilgili bir yazı çıktı. Allah'tan İngilizce biliyorum da hemen okudum.

Aranızda büyük çoğunluğu sadece Zara'dan giyindiği Hakaan'ın kim olduğunu ve ne yaptığını bilmiyor olabilir. Andam yarışması'nda 220 bin Euro'luk büyük ödülü kazanan Hakan Yıldırım yani avrupai adıyla Hakaan.

Indepenetend büyük merakla bu başarıyı sorguluyor. Ve lafı jüri torpil mi yaptı acaba diye soruyor? Meğer minnoşlar tüm bu araştırma süreci, isimsiz bir mektubun Avrupa'daki yaklaşık 600 gazeteciye gitmesiyle başlamış.

Kötü bir imlayla yazıldığı söylenen bu mektubu alan Fransız blgger'lar olayı zirveye taşımış, en sonunda da bu işi araştırmaya başlamışlar.


http://www.independent.co.uk/life-style/fashion/hakaans-andam-win-doesnt-make-everyone-happy-2022120.html


Peki durup duruken bu mektubu tüm bu gazetecilere kim göndermiş olabilir? Kim küçük, yükselmek isteyen can atan Hakaan'ı ispiyonlamış olabilir?

Madi Clara sizin için muhtemel adayları araştırdı?

Bahar Korçan: Bu ülkeden sadece bir başarsız ödül alacaksa o ben olmalıydım diyerek, Medusa saçlarını elektriklendirip delirerek bu mektubu yazmış olabilir.

Kemal Doğulu: Neden olmasın? İki eski 'özel arkadaştan' biri 200 küsür bin Eurol'luk ödül alıp Kate Moss'la am şaklatırken diğeri ise hala Hande Yener'in saçlarını fönlüyor. Uyuz olması çok normal.

Marcus Piggot: Nohut pipili sevgilisi Merta Alas'ı fashion jigolo Cuneyt Akeroğlu'na kaptırdıktan sonra aslında çaktırmasa da bir sinir krizi geçirdi. Mert&Marcus fotoğraf şirketini yıkmamak adına kadınlık onurunu ayaklar altına aldığı yetmezmiş gibi, mutlu üçlülerinin içine Cüneyt tarafından sokulan bu topuzluyu da çekemem artık diyerek, kaleme kağıda döşenmiş olabilir.

Edebiyat ajanı Barbaros Altuğ: Bitmeyen savaş.Sırf orada da adamı rahat bırakmamak adına bunu yapmışsa hiç şaşırmam. Ama Fransız blogger'lara mektup yazacak kadar Fransızca bilmiyor. Öğrenmiştir kesin. Sırf bunu yapabilmek için.

Kimliği belirsiz bir genç tasarımcı: Hakaan aynı zamanda yurtdışında kendini Türkiye'den gelen genç yetenekli tasarımcı olarak 34 yaşında tanıtıyor.Yani ne beden olarak ne yaş olarak 34 değil bence. Bu çok açık. 44 yaşındadır kesin. ve 44 beden aynı zamanda. X-large. Old. Dead. Buna sinirlenen hiçbirimizin tanımadığı punk zayıf bir İngiliz tasarımcı da delirmiş olabilir.

Madi Clara: Hiç nedeni yok sırf madilik olsun diye.

Acaba kim?

Öpüyorum minnoşlar...