29 Haziran 2009 Pazartesi

Gay çöreklenmesi nedir?


Alaçatı'dan fotoğraflamaya devam.

Yanda resmini gördüğünüz küçük hanımefendiyi tanımıyor olmanız pek mümkün. Bende tanımıyorum kendisini zaten. Fakat o ve kendisini fotoğraflayamadığım arkadaşı bu hafta sonunun talihlisi seçildiler.


Şöyle ki bir tatil nasıl bedavaya getirilir minnoşlar? Cevap: Gay olmanız yeterli.

Bu Onur Baştürk şapkalı küçük hanım ve arkadaşı hafta sonu Alaçatı semalarında sokakta gezerken keşfedildiler. Gay sever kadınlarla dolu bir ortama da konuk olarak çağrıldılar. Ama bu ortam şöyle ki içeride Eda Taşpınar, Deniz Berdan, Tatlı Pasif Betsy gibi gayet ünlü kadınlardan oluşuyor. Küçük bir şuur yitimi yaşayan İzmirli gay'lerimizin gece evde de konaklamalarına izin verildi.

Ve tabii işin içine ibne şuursuzluğu ve had aşımı girene kadar her şey gayet normaldi. Bu küçk hanımlar bedava yediler, içtiler, evde kaldılar. Gece Indra Taşpınar'ın restaurantının açılışına bile davet edildiler. İçeride kimsenin masası yokken bu kızlar en öndeki masanın en baş köşesine kurulmuşlardı bile. Orada da yediler. Helal olsun.

Üstelik sabah evden gitmeden önce hala karınları doymamıştı ve bir adet de tost istediler. Eda Taşpınar kalkıp çift kaşarlı tost yapacaktı herhalde bunlara. Ve herşeyin sonunda da kendilerini özel şoförle İzmir'e bıraktırdılar.

Ve tüm bu süreç içinde Onur Baştürk şapkası hala kafasındaydı!

İbne çöreklenmesi dediğmiz şey tam olarak budur!

İftirayı geri getirme kampanyası Vol:4

Bilinidiği üzere Efe Önbilgin'den hamileliğimin üçüncü ayına girmiş bulunmaktayım. O yüzden rutin kontrollerime devam ediyorum. Artık basına da bu konu hakkında konuşmam ve çıplak fotoğraflar çektirmem yasaklandı. Yoksa Efecan babasının soyadını alamayacak.

Geçen gün jinekoloğun bekleme salonunda sıramı beklerken tanıdık bir yüzle karşılaştım. İlk başta birbirimize nefret dolu bakışlar attık. Sonra da annelik hormonlarımıza yenilerek yanyana geldik.

Onur Baştürk de hamileymiş. Üstelik de Melisa Çakarlar'dan. Çakarlar soyadını almak için gizlice hamile kaldığını ama Melisa'nın kesinlikle baba olmak istemediğini belirtmesi yüzünden bu planının suya düştüğünü anlattı.

Kürtaj yaptıracağı için çok üzgündü. Ona üzülmemesi gerektiğini çantacılık kariyerinin henüz başında olduğunu, Altın Kızlar dizisi için görüşmelere devam ederken bir de hamilelikle uğraşmaması gerektiğini anlattım.

O kürtaj masasına doğru ilerlerken, sarıldık. H&M'den aldığı 10 dolarlık fötr şapkasını çıkarıp bana verdi. Ona bir şey olursa şapkayı bir anı olarak saklamamı söyledi.

Giyilmekten kenarları yağ bağlamış, içinde beyaz saç telleri olan şapkaya bakarken gözyaşlarımı tutamadım.

Keşke herkes benim kadar hamilelik mutluluğunu tadabilse...

Guess who's back?


Eski okurlar bilirler... Bu yaza damgasını vuracak olan Alaçatı'lı pompacının yeni bir fotoğrafı daha...

Bu arada anladığım kadarıyla Alaçatı'lı pompacının babası da Madi Clara okuru. Çünkü büyük pompacı baba, oğlunun gay'lerle konuşmasını yasaklamış. Baştan çıkarırlar diye...

Geç kaldın baba. Gördüğün üzere oğlun poz bile verdi. O artık benim.

Ahahahah...

27 Haziran 2009 Cumartesi

Bu da sizden madilik!

Evet bekledigim sey oldu ve parti patladi. Ama ben çok çok çok eğlendim.

Neden eğlenmeyeyeyim ki? Müzikler harikaydi. Kusana kadar bedava içtim. Ve gecenin sonunda 18 yasinda harika bir cocugu yiyerek geceyi sonlandirdim.


Ama bu madiliginiz karsiliksiz kalmayacak haberiniz olsun!

xoxo

26 Haziran 2009 Cuma

Pixie'nin adresini bilmeyenlere

MJ için yas tutuyorum. Bu gece aynı zamanda ona saygı niteliğinde de olacak. Gelirin bir bölümünü MJ adına Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağışlamayı düşünüyorum.

Pixie'nin adresi ise çok kolay: Ara Cafe'nin olduğu sokağa giriyorsunuz. Ara Cafe'ye girmeyip devam ediyorsunuz. (Böylece kötü yemeklerden de yememiş olursunuz). İleride sağda ki küçük yer. Cam kapılı.

Madonna'dan önce öldüğüne inanamıyorum

25 Haziran 2009 Perşembe

Tantrik seks yapan popçu

Bay E. hem şarkıcı hem de oyuncular kervanından. Ve kendisi şu anda bir modelle evli.

Bir başka sıkıcı heteroseksüel çift daha yani.

Ama bu ünlü çiftin seks hayatları çok ilginç olsa gerek. Çünkü Bay E. ilginç bir şekilde tantrik seks yapmayı çok seviyormuş. Stili de şuymuş: Bir hafta boyunca hiç seks yapmıyorlarmış. Ve haftanın bitiminde de Bay E. manken karısını tüm gün boyunca sikiyormuş.

Çok acayip. Ve kesinlikle denemeye değer. Tabii bir hafta boyunca yemeden durma bölümü biraz kafa karıştırıyor ama.

Ama bence esas tuhaf olan başka şey bu zavallı manken kızın başına sürekli böyle şeyler gelmesi. Eski Madi Calara okurları bilirler bir zamanlar ki şovmen sevgilisi üstüne sıçmasını istiyordu. Kocası bir hafta bekletip öyle yapıyor.

Casual seks nedir bilir mi acaba?

23 Haziran 2009 Salı

Madi Clara Kral Tv'de


Summer Trash partisi için çalışmalarım son hızla sürüyor. Kıyafetim belli oldu. O gece ne kullanacağıma karar verdim.

Ve parti için celebrtiyleri davet etme girişimlerim de bugün başladı. İlk olarak Vj Bülent'le konuştuk.

Emlak kraliçesi katılmayı gerçekten çok istediğini, ama her hafta sonu cumadan yutdışına gidip, pazar akşamından döndüğünü söyledi. Muhtemelen bir ev daha satın almak için tüm yaz boyunca bu şekilde çalışıyormuş.

Fakat bu geceden itibaren artık Kral Tv ekranlarında bir kült olan programında cumaya kadar her gece 'Madi Clara'yla çık dolaptan' partisini duyuracağını söyledi.

Harika! Madi Clara partisi böylece Kral Tv'den anonslanacak.

Tam istediğimi kıvam.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Ready for paardi: Madi Clara'yla çık dolaptan!


Lütfen iffetinizi evde bırakın!

Şehre gel gay kardeşim



Milk'in senaristi Dustin Lance Black'in Oscar'larda en iyi senaryo ödülünü aldığında yaptığı konuşmayı unutmak nen mümkün. 13-14 yaşında Mormon'ların arasında yaşarken, Harvey Milk'in televizyonda yaptığı konuşmayı duyduğunda dünyada yalnız olmadığını anlamıştı.

İstanbul'da şu an gay pride var. Malesef aktivist örgütlere katılmak için ne Kürt'üm. Ne şişman. Ne de solcu.

Bambaşka şeyler peşinde koşan, başka bir model normal bir ibneyim. Ama bazen (günde 73 kere) madiclara'ya nerelerden girildiğine baktığımda Van'dan 1 kişi, Sivas'tan 1 kişi, Konya Ermenek'ten 3 kişi ve Türkiye'nin geri kalan yerlerinden tıklayan bir kişileri, üç kişileri görünce bambaşka oluyorum.

O yüzden bu sefer onlara sesleniyorum.

Şehre gelin gay kardeşim. İlk fırsatta çıkın oradan ve şehre gidin. Çürütmeyin kendinizi oralarda. Burada harika bir haziran yaşıyoruz.

Dünyanın en sıkıcı başkenti Ankara'da tek seçeneği sadece arkadaşlarıyla evde partilemek olan ve canı çooooooooook sıkılan gay kardeşim sen de gel! Bursa'lı versatile gay'im sen de gel.

Özellikle taşra takımlarında oynayan futbolcular, güreş ve boksla ilgilenenler, yüzücüler siz sakın durmayın!

Rizespor'un alt yapısında patlamayı düşleyen beyendi. Mutlaka gel.
Vücudu gym'lerde yalandan şişirilmiş değilde, doğuştan kaslı geniş omuzlu Artvinli aktif kardeşim sen de. Sakın durma. Koş!
Kırkpınar güreşçileri, ciritçiler. Zeybekler, efeler... Bekliyoruz.

Nevşehirliler, Kırşehirliler.... Siz şu an gelmeseniz de olur. Daha sonra ben haber verince gelirsiniz.

Stonewall'un kırkıncı yılı kutlu olsun!

Süperstar'ın tavsiye ettiği tek erkek


Hayatının herkesin bildiği ya da tüm kainatın sonsuzluğu gibi meçhul bölümünden milyonlarca erkek geçen Süperstar tüm bu kariyer boyunca tek bir erkeği sıkı sıkıya tavsiye eder: Davulcu Asım Ekren.

Kendisi aynı zamanda Merhum cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal'ın da kızının eski kocasıdır. Davulcu damat. (İradem ne kadar gelişmiş. Bu kadar cümleye kadar hala tokmak kelimesini hala kullanmadığımı farkettiniz mi?)

Valla Asım bey'in davulunun tokmağı o kadar meşhurmuş ki kendisinin bateriyi tek sopayla çaldığı söylenir. İkinci sopa olarak neyi kullandığını siz tahmin edin.

Ve geçenlerde Tatlı pasif Betsy'le birlikte Sortie'ye Asım Ekren'e saygı ve bağlılıklarımızı bildirmek için gittik. Asım ekren memleketenin diğer tüm ünlü yaşlı fuckerlarıyla birlikte İstanbul Gelişim Orkestra'sı nda çalıyor. Diğer bir amacımız da belki minicik bir ihtimal Damadın Kayıp Sopasını görme ihtimali elbette.

Konserin sonunda da Asım Ekren'le gidip tanıştık. Ve Tatlı Pasif Betsy 'Sizin çok büyük hayranınız' dedi. Çok şaşkınlık verici bir andı. Asım Ekren de anlamadı adamın neyine hayran olabileceğimizi.

Tabii ki aranızda adam sırf artık yaşlandığı için snobe den, Cumhurbaşkanı'nın kızıyla yatmış olmak, Süper star tarafından tavsiye edilmek bile yetmeyen hadsiz ibneler olduğunu çok iyi bildiğimden onlara da bambaşka bir bakış açısı sunuyorum:

Asım Ekren'i beğenmiyorsanız, oğlu var. Mert Ekren.

20 Haziran 2009 Cumartesi

Emlak kraliçesi VJ Bülent


Pudrasının tonu senelerdir bir tık bile değişmeyen güzide insan VJ Bülent gün geçtikçe servetine servet katıyor.

Bu azim ve çalışma hırsı tüm gaylere ders olarak Elton John Gay Academy'de okutulmalı. Senelerdir paraları kulüplerde, jigololarla yediniz durdunuz. Ne var elde peki? Koskoca bir hiç.

Halbuki VJ Bülent senelerdir kazandığı paraları itinayla biriktirdi. Bu günlerde Bomonti, Şişli, Kurtuluş civarında ev arayanların baktıkları evlerin sahibi hep Vj Bülent çıkıyormuş.

Kadını görüyor musunuz?
Biz paraları allığa yatırıyor diye düşünürken o gayrimenkule gömmüş her şeyi. Belli de olmaz tabii belki de uzun süredir düzenli olarak onu ziyaret ettiği söylenen yakışıklı Karadenizli türkücü de, evlerden bir tanesini üstüne yapmış olabilir (üstüne yapmış derken kakadan bahsetmiyorum).

Öyle ya da böyle....
Aferin abla.

19 Haziran 2009 Cuma

Önlüklü pasif aranıyor

Dünyanın en ipe sapa gelmez ve sıkıcılıktan ölen filmlerini çekmesine rağmen varoş Türk kadınlarını tam can evinden vurmayı başaran bir yönetmenimiz var.

Kendisi çok ilginç bir dolap ibnesi bence. Çıkmıyor. Çıkmayı da hiç düşünmüyor. Üstelik herkesi de hetero olduğuna inandırdığını sanıp daha da aptal gibi duruyor.

Dünyada en çok istediğim şeylerden biri bu izsiz yönetmenin suratına 'İbneeeeeee' diye bağırıp arkamı dönüp hızlıca kaçmak.

Ve tabii ki her patetik dolap ibnesi gibi bu yönetmenimizde de çok tuhaf seksüel sapkınlıklar var (bkz: Ünlü Türk jönü).

Şöyle ki bu yönetmenimiz zaten seks esnasında küfür etmeyi çok seviyormuş. Bu normal. Küfür etmek ve ettirmek seksteki tuhaf alışıkanlıklar listesinden çıkalı çok oldu.

Fakat bu yönetmenimizin evinde bir adet de büyük ebatlarda okul önlüğü varmış. Terziye özel olarak diktirilmiş mavi renkli yakalıklı falan bir okul önlüğü. Ve yönetmenimiz beyefendi, bazen seks partnerlerinden bu okul önlüğüni giymelerini rica ediyormuş. Ve kabul edeni de bu önlüğü giydirip beceriyormuş.

Evet, ilgilenen varsa kendisi aktifmiş bu arada. Hep ve her daim. İlginç!

Neredeydim?

Elbette depresyonda.

Bu zaman kadar kullandığım ve kullanmaya devam ettiğim tüm kimyasal ve de doğal maddeler malesef torbada durduğu gibi saf ve masum durmuyor. Gayet dalgalı ve kendi içinde de mücadeleleri olan bir ruh haline sahibim.

Üstüne üstlük de teknoloji özürlüyüm. Hala sağ tarafa bir sabit köşe açmayı bile başaramadım mesela. Düzeltmek için üstünden geçmeye çalıştığım harika madiliklerim de sonsuza kadar silinip, onları bir daha geri getiremeyince iki kat depresyona girdim.

Zerrin Özer antidepresanları da kesmedi. Elektrikçinin arkadaşının ani ziyaretleri de.

Ama sanmayın ki boş boş oturdum. Hala iyilerin kuyusu kazmaya devam ediyorum. Üstelik şimdi bambaşka planlarım var.

15 Haziran 2009 Pazartesi

Bu bir gay mayosu değil mi?


Eski eşim Emre Belözoğlu'yla (Kısa kalın, büyük taşaklı), evlendiği günden beri görüşmüyourz. En son damatlık fotoğraflarını görünce sinir krizi geçirmiştim.

Şimdi de bu fotoğraf geldi.

Yalnız bir şey dikkatimi çekti. Paylaşayım istedim. Benim bildiğim futbolcular denize girmek için dize kadar uzun, çiçekli şort giyerler.

Hangi heteroseksüel erkek (futbolcu) fuşya rengi bir slip mayoyla denize girer?

14 Haziran 2009 Pazar

Gender trouble

Cher'in kızı cinsiyetini değiştirmeye karar vermiş. Aynı şekilde Matrix'in yönetmenlerinden Larry Wachowski'de cinsiyetini değiştirip kadın oldu.

Türkiye ne kadar sıkıcı bir ülke. Yıllardır Bülent Ersoy'dan başka hiçbir ünlü cinsiyetini değiştirmedi (Pardon o kadın olarak doğmuştu değil mi?).

Neden Türkiye'de mesela Nükhet Duru'nun oğlu cinsiyetini değiştirmeye karar verdi ve annesi sinir krizi geçridi gibi bir haber okuyamıyoruz.

Ya da ünlü yönetmen Çağan Irmak artık hayatına Çağla Irmak olarak devam edecek gibi bir açıklama yok.

İftirayı geri getirme kampanyam gibi acaba magazin haberlerine de mi el atsam?

Abisine bak kardeşini al

Tabii ki Cem Garipoğlu'nun peşini bırakmadım. Geçenlerde gazetede bir haber çıktı Rusya'da Cem Garipoğlu'nun abisini üç kere göz altına almışlar. Çünkü çok benziyorlamış birbirlerine.

Hımmm, şimdi bir de abi çıktı. Üstelik daha olgun. Ve de kriminal bir suçu yok.

Dökülün bakalım minnoşlar: Aranızda hiç abi-kardeşi aynı anda yiyen var mı?

(Simavi ailesi sayılmaz)

12 Haziran 2009 Cuma

Ve Şenay gümbür gümbür kazandı!

Toplamda kullanılan 324 oyun 247'sini alarak senden benden daha erkek kategorisinin birincisi olan Sevgili Şenay Düdek'i canı gönülden kutlarım.

Yakışıklı ablamızın İzmir'de sürdürdüğü hayatı umarım keyifli geçiyordur.

Ayrıca Aslı Altan ve Melisa Çakarlar da üzülmesinler. Onların içinde birer mansiyon madiliği planım var.

10 Haziran 2009 Çarşamba

Gönül Yazar askerliğini nerede yaptı?


Aslında kendisiyle ilgili özel bir blog açmayı düşünüyordum. Çünkü Gönül Yazar bitmek bilmeyen bir malzeme.

Ve son derece kendisiyle barışık, hayatta yediğin bokların ne olduğunu bilen ve kendisiyle dalga geçebilme kabiliyetine sahip olduğu için çok da takdir ettiğim bir insan.

Bir zamanlar Irak cumhurbaşkanı mı, başkanı mı her neyse önemli bir konuk Türkiye'ye gelir. Ve devlet erkanımız gelen konukla özel olarak Gönül Yazar'ın ilgilenmesini ister.

İlgilenir de. Hem ters hem düz (Iraklı'nın özel ilgisi tersten yanadır) tüm gece ülkemizi başarıyla temsil eder Gönül Yazar.

Yıllar sonra kendisine devlet sanatçılığı ünvanı verildiğinde 'Bu ülke için askerlik yapmış kadar hizmetim olmuştur' der. Haklı çünkü Gönül Yazar Irak'ta ilk askerlik yapanlardandır.

Hayırlı teskereler Gönül Abla!

9 Haziran 2009 Salı

Yoksa büyük aşk bitti mi?

Bloğunu hayranlıkla takip ettiğim sevgili Oben Budak'ın sitesinde çok ilginç bir cümleyle karşılaştım.


Oben Budak, Işın Karaca'nın albümünün ne kadar kötü olduğunu aktarırken satır arasında da şöyle bir gönderme yapmış. Yazıdan aynen alıntılıyorum: 'Neyse nihayet çıktı, ben de yaşadığım ayrılık ertesi hüzün yapmak üzere koydum albümü ama nooluyoruz dememe kalmadan tamamını dinleyemedim'.


Ne? Sanırım yeni çıkılan New York seyahatinin hemen arkasından büyük aşk sona ermişti. Zaten ileriki yazılarda ayrılık acısını üstünden atmak için önce Paris'e ardından da sinemaya giden Budak'ın şifrelerini çözmek zor olmadı.


Alıntılamaya devam.

Paris: 'Bana kalırsa balayınızı muhakkak Paris’te yapın diyemem ama mutlaka Paris’te sevişin!'


Sinema: 'Yani aslında sevgilim yanımda minderlere uzanırken, yıldızların altında romantik bir filmi izlemeyi tercih ederdim. Ama rahatsız banklarda izlediğimiz Terminator da iyi gitti doğrusu'.


Şimdi bu ayrılığın sonrası için alternatif senaryolar üretme zamanı:

*Acaba Oben Budak ayırlık sonrası yanda resmini gördüğümüz küçük hanımefendiyle mi bir ilişkiye başlamak üzere?

*İlişkinin ilk gecesi için bu pembe elbise doğru seçim mi sizce?

*Ayrılınan eş şu nerede? Zeytinburnu Gay Sığınma Evi mi?

*Ayrılınan eşin bundan sonraki kariyeri ne durumda olacak? Yoksa geçici çalışma vizesi sona mı eriyor?


Madi Clara olarak gelişmeleri merakla takip ediyoruz!

O kadar da acıtmamış sadece şaşırtmış. (Anında madilik!!)

Şöyle bir ekstra bilgi geldi VJ A ve Demet Akalın'ın yeni sevgilisi Onur Bey hakkında.

Durumu ne derece değiştirir bilemem ama
VJ A, Onur Bey'le Akademi 14'te tanışmışlar. Ama aralarında hiç bir şey olmamış.

A benim saftirik Vj'im.

Sen sanırım aslanlar gibi Onur Beyi'de ünlü assolistimizin eski kocası gibi zannettin. O beyefendi de gazinocular kralı tarafından 14'te özenle bulunup ünlü dansöz-assolistle evlendirilmişti.

14'te her bulunan yakışıklıdan koca olmuyor minnoşlarım. Her kuşun eti yenmiyor da diyebiliriz. Ay düşündükçe şimdi fena oluyorum. O kuşun etini Demet Akalın yiyor.

Neyse zaten ben tek Demet tanırım o da Demet Kutluay!

8 Haziran 2009 Pazartesi

Bu aşk bir gayin canını çok acıttı




Heterolar: Gay'lerin umutsuz aşkları.
Şahsen hayat felsefesi olarak yiyemeyeceğim heteroyu yanımda taşımayı mazoşizmle aynı
görsem de bazı gay'ler için bu durum böyle işlemiyor.


Kendilerine acı çektirmek için, etraflarında bir dolu güzel genç heteroyla dolaşıyorlar. Ve kendi kendilerine platonik aşklar yaşayıp duruyorlar. Evet, insanın her daim yanında mastürbasyon malzemesi taşıması fena olmayabilir. Ama kabul etmek lazım ki bir süre sonra acı verir bu sürekli ereksiyon hali.

İşte Demet Akalın'ın son sevgilisi Onur bey'de bu tür bir gay hayaliydi yıllarca. Eski VJ sonradan kulüp işletmecesi olan A. senelerce, Onur'un etrafında dolaştı. Hep yanında durdu. Belki bir ihtimal, belki bir umut diye....

Ama olmadı. Çocuk şimdi Demet Akalın'la beraber. A. ise muhtemelen sinirden deliriyor.

Madi Clara olarak gay'lerin başarılı olmasından yanayız. O yüzden sevgili A.'nın hatalarını söyleyelim:

1- Onur zaten aileden zengin. Öyle paranın ucunu gösterip düşrülebilecek çocuklardan değil yani.

2- Oldu ki düştü. Niye sana düşsün? Gayet hoş çocuk gelir dünyalar güzeli olan beni siker. Napsın senin gibi kıç kılları kadayıf olmuş lubunyayı?




7 Haziran 2009 Pazar

Geldiği çöplüğe geri dönen yazar kim?

Daha önce de kendisinden bahsetmiştik.

Artık kitapları satmayan ve kendisini kendisinden baska hiç kimsenin ciddiye almadığı ünlü yazar Cihangir'deki 3000 TL'ye kirada oturduğu evinin kirasını ödeyemeyince evinden ayrılmak zorunda kalmış.

Ve şu anda beşinci katta, asansörsüz, sobalı tek odalı eski evine tekrar taşınmış.

Kim mi bu yazar?

Hayır Orhan Pamuk değil.

Domalan kancık!

Altınları bozdurmuş

Sanki kendisi çok matah bir şeymiş gibi Rafet El Roman bir de çakmasını çıkardı piyasaya. Beraber düetlemeler falan. Romantik bir cüce daha girdi hayatımıza.

Ve tabii ki piyasaya yeni çıkan her popçuda olduğu gibi bu da medyatik isimlerle anılmaya başladı. Son sevgilisi İzel'miş (Yaşıyor muydu bu kadın? Yüzünü törpületirken öbür tarafı boylamadı mı hala?)

Valla İzel'le birlikteler mi değiller mi ben onu bilemem. Hetero dramalarıyla ilgilenmiyorum.

Benim esas merak ettiğim bu genç oğlanın Kapalıçarşı'daki 40 yaşındaki kuyumcu sevgilisinin bu dedikodulara ne dediği.

Gerçi cevap hazırdır herhalde: 'A bir şey yapmıyoruz kocacığım. Sadece birbirimizin sivilcelerini sıkıyoruz'

6 Haziran 2009 Cumartesi

4 Haziran 2009 Perşembe

Sevişirken ışıkları mutlaka kapatan köşe yazarı kim?


Her gün çeşitli konularda ahkam kesen, attı mı tutturan köşe yazarlarının yatak sırlarını öğrenmek özel ilgi alanım.


Duyduğuma göre bir köşe yazarı varmış ki sevişirken mutlaka ışıkları kapatıyormuş. Ve hatta perdeleri de sıkı sıkıya çekiyormuş. İçerisi iyice karanlık olduktan sonra parteneriyle sevişmeye başlıyorlarmış.


Kim mi bu köşe yazarı? Hürriyet'e yeni katılan Ahmet Arsan!


Öteki mahalleden dedikodular veren Ahmet Arsan'la hiç ilgilenmeme rağmen bu tuhaf ve patetik alışkanlığından dolayı kendisine biraz merakla bakıyorum artık.
Kapsamlı araştırma için çalışmalara devam edeceğim.


Bakalım bu gizemli yakışıklıdan başka ne gibi sırlar çıkacak.



3 Haziran 2009 Çarşamba

İftirayı geri getirme kampanyası vol:2




Türkanş, Fatoş ve Hülyalı üç yapraklı yonca ve yoncanın sapı Nevra'dan kurulu Altın Kızlar bu kadroyla battığı için şimdi yeni bir kadroyla çekilmek isteniyor.


Yeni Altın Kızlar kadrosu içinde ilk teklif ünlü gazeteci, köşe yazarı, iletişimci analist Onur Baştürk'e gitmiş. Baştürk'ün doğal yollardan (ve muhtemelen benim madiliklerim yüzünden) gittikçe beyazlaşan saçları nedeniyle yapımcılar tarafından mükemmel bir altın kız olacağı düşünülüyormuş.
Bu ani gelişme Onur Baştürk'ün bir takım planlarını ise ertelemiş.
Çantasını taşıdığı trend gurusu Metin Gürsoy'un tavsiyesiyle saçlarını Loreal NO: 63 gün batımı kızılına boymak isteyen Baştürk yeni projesi için şimdilik bu değişimi bir süre ertelemeye karar vermiş.




Kadın arkadaşımıza yeni projesinde başarılar dileriz!

Rol mü gerçek mi?

Türk jönlerinin hayattaki en büyük sıkıntılarından biri gay rolü oynayıp oynayamayacakları. Evet, çoğunluğu hatta büyük çoğunluğu gay rolü oynamayacaklarını defalarca belirttiler.

Evet, biz de bayılıyorduk bir gayi canlandırmalarını izlemeye. Zaten ülkemizde her iki projeden biri bir eşcinsel yapıtı değil mi?

Buı homofobik aktörlerden biri var ki kendisini en son Bir İstanbul Masalı'nda bıraktık. Mutlu aile yapısı, mutlu karısı ve mutlu çocuğuyla hemen her iki ayda bir boşanıyor haberi gelir.

Asla gay rolünü kendine yakıştırmayan bu aktörün geçmişi ise yeni ağda yapılmış pırıl pırıl gay kıçı kadar temiz değilmiş malesef.

Tarih: 1992'yi 93'e bağlayan yılbaşı gecesi. Yer: Eski 14

Kulüpteki gay'ler çılgınca eğlenirken fitil gibi sarhoş bir şekilde içeriye bu aktörümüz girmiş. O zamanlar daha yüzüne bakılırdı ve en hit olduğu yıllardı. Ünlü aktör 14'e girdiği andan itibaren tüm gece boyunca içerideki herkese dans ederken değdirmiş. Tuvalate gitmeye çalışırken de sürttürmüş.

Ve inanır mısınız? Mal da baya sağlammış.

Best model bu sene de tarafsız değil

Karadeniz'de erkeklere limandan çiçekler attığımı öğrenen Tatlı pasif Betsy küçük bir kıskançlık krizi geçiriyor. Ve bu mutlu günlerimde beni çıldırtacak tek hamleyi yapmayı başarmış.

Tüm bağlantılarını kullanarak bu seneki Best Model'in ön elemesine davet ettirdi kendini.

Şu anda Erkan Abla ve Tatlı pasif Betsy ellerinde Roze şaraplarıyla bu sene yarışmaya katılacak çocukları elemekle meşguller.

2 Haziran 2009 Salı

Perez Hilton out, Madi Clara in!

Tabii ki mütevazi bir eşcinsel olduğum için bunu ben söylemiyorum. Bilindiği üzere dedikoduyu ve abartmayı hiç sevmem!

Bu yorum Hürriyet Cumartesi'nde Hiperaktif köşesini yapan Savaş Özbey'e ait.
Kapadokya'da otel odasında yaptığım çalışmalar işe yaramış.

Madi Clara'nın dilinden aktifler değil hiperkatifler anlıyor gördüğünüz üzere!

yazının linki için
http://www.hurriyet.com.tr/cumartesi/11756693.asp?gid=66

Rabbime sordum 'Karadeniz' dedi


Karadeniz gerçekten muhteşem bir yer.
Tüm Karadenizli genç erkeklerin yanaklarının elma kırmızısını gerçekten hiç bir allık sağlayamıyor.

Size vasiyet ediyorum minnoşlarım. Öldükten sonra beni yakıp, küllerimle bir Rizeli'nin bacak arasını pudralayın.

Dün sahilde uzun bir yürüyüş yaptım. Ve limanın ucundan denize giren çocuklar gördüm. Pierre&Gilles fotoğrafları gibiydi.

Limanın ucunda durup onlar yüzerken denize çiçekler attım.

I am sooooooooooo back!

Beni özlediniz mi?

Tırnaklarımı törpüledim, yılan dilimi yakışıklı erkeklerin kıç deliğinden çıkardım ve kötülük üzerine Ali Poyrazoğlu'ndan özel ders alıp tekrar geldim.

Yokluğumda neler oldu bakalım?