27 Mayıs 2009 Çarşamba

Her imaj gerçek değildir


Bazen şairlerin, yazarların ego'ları onları çok çok aşıyor. Çok eğlenceli böyle içinde patlamaları görmek ve onları deşmek.

Bir gece bir evde çakma bir yazarla aynı ortama düştük. Yanlış istihbarata göre bu bir partiymiş. Güya.

Biz de parti diye hazırlandık. Sarhoşuz, herkes şık, elimizde içkiler ciyuuuuv diye kapıyı çaldık. Kapı bir açıldı!

İçeride dolmalar, börekler, kısırlarla dolu bir sofra kurulu. Ve rakı gibi bir takım rüküş içkiler var. Ve insanlar sessiz sinema oynamaya hazırlanıyor, gruplara bölünmüşler falan.

Uzaydan gelmiş gibi olduk bir anda. Ve gecenin celebrity'si Küçük İskender. Etrafında da müritleri.

Birbirimizi biraz tanıyalım dedi.

Herkese ne iş yaptığını soruyor (Tanışma anlayışına bakar mısınız? Ben direk aktif misin pasif mi? diye soruyorum)

Bizim anlattık ne yaptığımızı.

Dayanamayıp 'Pardon peki siz ne yapıyorsunuz' dedim. Durdu ve 'Ben şairim. Yazarım. Edebiyat...' gibi bir şeyler söyledi. Sonradan konuşmanın o kısmını kaçırmışım bu birden 'Ben orospuyum. Ben fahişeyim. Ben sokaklarda ruhumu satıyorum' falan diyerek bağırmaya başladı. Ne olduğumu şaşırdım!

Ben gerçekten tanımamıştım halbuki

Kapıyı çarpıp, diğer odaya gitti.
Hımmm, yummy!

3 yorum:

  1. kafa-sac-beden kompozisyonu foto-sok degilse bildigin gollum.

    YanıtlaSil
  2. o kadar rakıyı süt gibi içersen sana da olur aynısı...
    cısss

    YanıtlaSil
  3. tanınmama fobisi yüzünden sosyal ağ örümceği oldu kendisi şimdilerde

    YanıtlaSil